DAVALAR ALTERNATİF BİR YOL

Merhaba sevgili okurlar…Sizlere ilk yazımda kendimden bahsetmiştim. Ancak bu köşeyi ilk defa okuyacaklar için kısaca hatırlatma yapmak isterim. Yaklaşık 4 yıldır ilçemiz Dörtyol’da serbest olarak avukatlık faaliyeti yürütmekteyim. Ağırlıklı olarak iş, ticaret ve tazminatlar hukuku alanlarında çalışmaktayım. Bugün yetkilerim arasına yeni eklenmesi ve sizleri de artık yakından ilgilendirmesi sebebiyle arabuluculuktan bahsedeceğim.
Bu yazım birazdan açıklayacağım belli başlı konularda dava açan veya kendisine dava açılan her bireyi ilgilendiriyor. Biliyorsunuz ki dünyada ve ülkemizde en yaygın kullanılan uyuşmazlık çözüm yöntemi dava açmak olarak bilinse de önemi gittikçe artan bir çözüm yöntemi daha var. Bu da artık çokça duyduğunuz ARABULUCULUK. Peki nedir hukuki anlamda arabuluculuk? Halk dilinde aralarında anlaşmazlık olan kişileri barıştırmak, anlaştırmak olarak bilinen arabuluculuk kavramı hukuken biraz daha farklı ve kapsamlı bir anlama sahiptir. Ülkemizde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 22 Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe girmesi ve birincil mevzuata ek olarak Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26 Ocak 2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla arabuluculuk uygulanmaya başlanmıştır. Kısaca tanımlayacak olursak arabuluculuk, tarafların, bir veya daha fazla arabulucunun yardımı ile bir anlaşmaya varmak için ihtilaflı meseleler üzerinde görüşme yaptıkları bir uyuşmazlık çözüm sürecini ifade eder. Daha detaylı bir tanıma göre ise arabuluculuk, üçüncü kişinin tarafları bir araya getirerek müzakere edebilmelerini sağladığı ve aralarındaki iletişimi kolaylaştırdığı, çözüme ilişkin karar verme yetkisinin taraflarda kaldığı, sürece ilişkin tavsiye veya karar verme yetkisinin ise üçüncü kişide olduğu bir yapılandırılmış uyuşmazlık çözüm sürecidir.
Güncel haliyle ticari uyuşmazlıklar, işçi-işveren uyuşmazlıkları, tüketici uyuşmazlıkları, kira uyuşmazlıkları, ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları ve aile uyuşmazlıkları arabuluculuğun uygulandığı alanlardır. Ancak bu sayılan alanların kendi içinde istisnaları mevcuttur. Örneğin aile uyuşmazlıklarından olan velayet ve boşanma doğası gereği arabuluculuğa uygun değildir. Ancak nafaka, mal rejimi gibi maddi hususlar arabuluculuk yöntemiyle çözüme kavuşabilecektir. Yine örnek vermek gerekirse maddi hasarlı trafik kazası neticesinde sigorta şirketine tazminat için dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olup, zorunludur. Tabi ki burada kast edilen zorunluluk sadece arabuluculuğa başvurma kısmıyla ilgilidir. Yani uyuşmazlığı arabuluculukla çözeceksiniz diye bir zorunluluk yoktur. Çözemediğiniz takdirde arabuluculukla çözüme ulaşılamadığına dair tutanak dava dilekçesine eklenerek dava sürecine devam edilir. Her davanın konusuna göre arabuluculuğa başvurulup başvurulmayacağı dava hazırlık aşamasında avukatınız tarafından gözetilmelidir. Arabuluculuk dava yöntemine bir alternatif olsa da dava yöntemiyle devam edip etmemek sizin takdirinizdedir. Ancak hangi yöntemin sizin lehinize olacağını avukatınızdan fikir alarak değerlendirmeniz önemlidir. Arabuluculuk yöntemi dava sürecine göre çok daha kısa zamanda sonuçlandığı için tercih edilmekte ise de uyuşmazlığın niceliği ve niteliğine göre bu durum değerlendirilmelidir. Bu hususlarda hukuki görüş almanızı tavsiye ederim.
Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen son arabuluculuk sınavı ile arabulucu olan tüm meslektaşlarımı da buradan tebrik etmek isterim. Ben de yeni başlayan bir arabulucu olarak hakkaniyetin uygun düştüğü ölçüde uyuşmazlıkları bu yöntemle bitirebilmeyi diliyorum hem kendim hem de diğer meslektaşlarım için. Sağlıklı, huzurlu günler dilerim.20.01.2023
Saygılarımla,
Av. Arb. Begüm KARA

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Nöbetçi Eczaneler

Dörtyol nöbetçi eczaneleri